module and plugin to add google adsense to joomla based websites, joomla 1.5 and joomla 1.6
Sakalla ilgili en ilginç istatistikler!

Sakalla ilgili en ilginç istatistikler!

Kişisel bakım ürünleri üreten Remington firmasının yaptığı araştırmaya göre erkekler,...

İyi bir cinsel hayat beyinde başlıyor

İyi bir cinsel hayat beyinde başlıyor

Toronto Üniversitesi’nin yaptığı iki yeni çalışmayla çiftleri cinsel birlikteliğe motive eden...

Sigara ‘beyni çürütüyor’

Sigara ‘beyni çürütüyor’

Yapılan bir araştırmaya göre sigara içmek hafıza, öğrenme ve mantığa zarar vererek beyni...

ABD'de intiharla ölüm, trafik kazasıyla ölümden daha olası

ABD'de intiharla ölüm, trafik kazasıyla ölümden daha olası

ABD’de intihar oranının son on yıl içinde yüzde 15 arttığı ve ölüm sebebi olarak araba kazasının...

Türkler Dindarlıkta Dünya Birincisi

Türkler Dindarlıkta Dünya Birincisi

Bertelsmann Vakfı’nın çeşitli ülkelerde dindarlık üzerine yaptığı araştırmaya göre, kendini ‘çok...

Spiritüel inanç sahiplerine kötü haber

Spiritüel inanç sahiplerine kötü haber

University College London'da yapılan araştırmada; bir dine bağlı olmaksızın inançları olanların,...

Türkler Tembellikte Dünya 15.si

Türkler Tembellikte Dünya 15.si

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türk insanı, fiziksel aktiviteler açısından yetersiz. Türk...

  • Sakalla ilgili en ilginç istatistikler!
  • İyi bir cinsel hayat beyinde başlıyor
  • Sigara ‘beyni çürütüyor’
  • ABD'de intiharla ölüm, trafik kazasıyla ölümden daha olası
  • Türkler Dindarlıkta Dünya Birincisi
  • Spiritüel inanç sahiplerine kötü haber
  • Türkler Tembellikte Dünya 15.si

Gelecekten Haberler

IMAGE Bugün hayatta olanların çoğu Marmara depremini görecek
17.Ağustos 1999 depremini üç yıl öncesinden tahmin eden
IMAGE Ölümsüz olmak bir hayal mi?
Ukrayna'daki ‘UNİAN Ajansı' Ukraynalı bilim insanının biyosibernetik alanındaki çalışmasının, beynin fonksiyonlarını yitiren parçalarının yerine protez yerleştirilmesine imkan tanıdığına ilişkin...
IMAGE Mescid-i Aksa Saldırısı ve Son Kehanet
İsrailli askerlerin 27 Şubat 2004 günü Cuma Namazı çıkışında Mescid-i Aksa'ya düzenledikleri silahlı saldırıda 24 Filistinli sivil yaralandı.
IMAGE ABD ile Türkiye-Japonya savaşacak
ABD'li ünlü stratejistten 100 yıllık kehanetler..Dünyaca ünlü stratejist George Friedman: "Çince'yi boşverin, Türkçe, Japonca ve Meksikalılar'ın dilini öğrenin" Miliyet Gazetesi'nin haberine göre;...
IMAGE İflas haberleri sürecek
Ünlü analist Meredith Whitney, Lehman’la iş ilişkisinde bulunan diğer yatırım bankalarının da iflas edebileceği öngörüsünde bulundu
IMAGE Işıkara'dan İstanbul Depremi Tarihi
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nün 140. yılı kutlamalarında açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet

Maziden Haberler

IMAGE İznik kaç kapılıdır ?
Atatürk, 15 Temmuz 1936'da Yalova'dan Bursa'ya geçerken İznik'e uğramıştı. Yanında Celal Bayar, Afet hanım ve daha bazı arkadaşları vardı. Afet hanım İznik'i gezmek için Atatürk'ten izin alır....
IMAGE Gerçekleşen Ufo Kehaneti
Emekli pilot Stanley A. Fulham'ın "gökyüzünü UFO'lar kaplayacak" kehanetinin gerçekleştiği iddia edildi.
IMAGE Gün ve ay isimlerinin kökeni
Halen Türkçe’de kullandığımız gün isimlerinin kökenlerini biliyor musunuz?Cuma-Arapça-toplama, toplanma)Cumartesi-Arapça-(ertesi - Türkçe)Pazar-Farsça-(ba = yemek, zar = yer)Pazartesi-Farsça-(ertesi -...
IMAGE Devlet böyle kurulur, böyle adamlarla yönetilir.
Torpil Nasıl Yapılır ?Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin ÖZMEN'dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır. Bakanın gür sesi: "Giriniz!"...
IMAGE Dünyada İlk spam mesajı
Dünyadaki  ilk spam mesajı İnternet kullanıcılarının belası  'spam' (reklam amaclı  elektronik posta) 30 yaşında

Gaipten Haberler

IMAGE 'Scientology Kilisesi'nin gizli yer altı sığınağı bulundu
Üyeleri arasında Tom Cruise ve John Travolta gibi dünyaca ünlü yıldızlarıda bulunduran, Scientology Kilisesi’nin, gizli yeraltı sığınağının ortaya çıkarıldığı öne sürüldü.
IMAGE Necip Fazıl Örtülü Ödenekten Para Aldımı?
HABERTÜRK  Gazetesi Menderes’in Yassıada’da yargılandığı “örtülü ödenek” dosyasıyla ilgili çarpıcı belgelere ulaştı.
IMAGE Marilyn Monroe'yu FBI komünist diye izlenmiş
Marilyn Monroe ve çevresi komünist olması şüphesiyle izlenmiş, ancak Monroe'nun Komünist Parti'ye üye olduğuna dair bir kanıta rastlanmamış
IMAGE Ladin'in Ölümüyle İlgili Komplo Teorileri
ABD Başkanı Barack Obama’nın, 2 Mayıs’ta öldürülen El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in cesedine ait fotoğrafların yayımlanmayacağını açıklaması, çok sayıda komplo teorisinin ortaya atılmasına...
IMAGE İsrail tüm telefon görüşmelerini dinliyor!
İsrail yönetimi ve ABD'deki İsrailli yetkililer, iki ülke arasındaki yakınlığı bozabilir diye, bir konuda çok hassaslar: İsrail'in Amerika içinde casusluk yaptığı iddiası...
IMAGE Tarihin en önemli 10 komplo teorisi
İşte tarihe geçmiş en önemli 10 komplo teorisi...
IMAGE

Ferhat ile Şirin


Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin’e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin’e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir. Amasya Sultanı Mehmene Banu’ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan; Şirin’i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. “ Şehir’e suyu getir, Şirin’i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir. Ferhat’ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi? Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde. Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat’a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat’a ulaşır. Ferhat’ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin’in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner. “Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat’ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda. Ferhat’ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat’ın yanına. Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için. ————– Doğuda Ferhat dağı, batıda Kırklar dağı; ikisinin arasından Yeşilırmak, yeşil yeşil süzülür, gider. Yamaçlarda Amasya’nın birbirinden güzel evleri. Buradaki dağa adını veren Ferhat, hepinizin bildiği “Ferhat - Şirin” hikayesinin kahramanıdır. Ferhat’ın da bir yüreği vardır. Bu yürek alev alev Şirin için yanmaktadır. Amasya beyinin güzel kızı Şirin, onun yüreğini ateşlemiş, bu ateş bir yangın olmuş. Gel gör ki beyin bir şartı var, kimseler yerine getiremez. Bey demiş bir kere: - Dağın ötesindeki suyu şehre akıtacak yiğite vereceğim kızım Şirin‘i… Tek başına koca bir dağ yarılır mı? Yarılır. Ferhat gibi aşık olan yarar bu dağı. Bu aşk dağı da yarar, göğü de yere indirir. Almış balyozu eline Ferhat, çıkmış Şahinkaya’ya. Vurdukça ferahlamış, taşlar bileklerinde erimiş. Kocaman kayalar küçülmüş, Yeşilırmak akmış, Kaynar Havuz akmış Amasya’ya. Ferhat’ın alın teri gibi akmış sular şehre. Böylece iş bitmiş, Şirin’ine kavuşmuş mu? Hayır. Kötülükler onu da bulmuş. Şirin’in öldüğü haberini vermişler, suların şehre doğru çağıldadığı gün. Bağrındaki yangının bu sular söndüremez. Atmış havaya elindeki kırk okkalık demir külüngü, düşürmüş başı üzerine. Hemen orada can vermiş Ferhat’cık. Bu acıklı olay unutulur mu hiç? Amasyalılar bu dağa Ferhat demiş, onun dağ gibi derdiyle dertlenmişler yıllarca. Bir de efsane anlatırlar bu sular üstüne. Amasya’nın Güllübağlarına akan ırmağın kaynağına azılı bir ejder oturmuş, suyu kesmiş bir zamanlar. Bağlar kurumuş, şehir susuzluktan kırılmağa başlamış. Amasyalılar, bakmışlar olacak gibi değil, ejderle de başa çıkmak her babayiğidin işi değil, düşünüp taşınmışlar, bir çare bulmuşlar. Ejderi çatlatıp öldürmek. Ertesi gün semizce bir katıra, iki çuval tuz yüklemişler, sürmüşler ejdere. Azılı ejder, bir nefeste katırı, sırtındaki çuvallarla birlikte yutuvermiş. Birkaç saat sonra tuzun verdiği hararetle başlamış ırmağın suyunu çekmeğe. Çektikçe şişmiş, dağ gibi olmuş. Az sonra da çatlayıp ölmüş. Amasya da bu felaketten böylece kurtulmuş. Amasya adına gelince, Milattan önce Birinci Yüzyılda Amasya’da doğan tanınmış tarih- coğrafya bilgini Stırabon’a göre, şehri ilk kuranlar Amazonlar’dır. Amazon kraliçesi Amasis, Karadeniz kıyılarından aşağı inmiş, Amasya’nın bulunduğu yeri beğenerek bir şehir kurmuş, adına ” Amasis şehri” demek olan “Amaseia” demişler. Bir söylentiye göre de, bir zamanlar buradaki dağlarda elmas madeni işletilirmiş, bundan dolayı şehre “Elmasiye” denmiş, bu ad zamanla Amasya olmuş. Şehrin adının Amasya’yı fetheden Danişmend Ahmed Gazi’nin karısı “Ümmü Asiye” den geldiğini, Ümmü Asiye’nin Amasya’da oturduğunu söyleyenler var. Fakat, Amasya, Danişmend Gazi’nin burayı fethinden önce de “Amasea” adıyla tanınan, bilinen bir şehirdir.Bilgicik
IMAGE

Bozkurt Destanı


Bilinen en önemli iki Kök-Türk destanından biridir (ötekisi Ergenekon Destanı'dır; ayrıca Ergenekon Destanı'nın,
IMAGE

Mitolojik açıdan balık burcu


Bu takımyıldızın hikayesi, toprak ana Gaia ile ölüler ülkesinin en derin yerinde olan Tartaros’un çocuğu Typhon ile ilgilidir. Typhon eski Yunan tanrılarının en korkuncuydu. Bir rivayete göre Typhon’un yüz tane başı vardı.
IMAGE

Mitolojik Açıdan Yay Burcu


Herkül uzun seyahatlerinden birinde centaur arkadaşı Pholus’tan evindeki şarabı açmasını ve susuzluğunu gidermesi için ikram etmesini ister.
IMAGE

Uzaylılarla temas kurdum!


Ay’a inen Apollo 14 uzay aracının astronotuEdgar Mitchell, uzaylıların insanlarla  defalarca temas kurduğunu,ancak  bu gerçeğin 60 yıl boyunca gizlediğini iddia etti.   Dr. Mitchell, NASA’da çalıştığı dönemde Dünya’ya birçok UFO ziyareti yapıldığından da haberdar olduğunu, ancak bunların da üstünün örtüldüğünü bildirdi. Mitchell, 1947’de New Mexico’nun Roswell bölgesine UFO düşmesi olayının da gerçek olduğunu söyledi. Mitchell, "Bu olayların üstü hükümetlerimiz tarafından son 60 yıldır çok iyi bir şekilde örtüldü, ancak yavaş yavaş dışarı sızdı ve bazılarımız bunların bir kısmı hakkında bilgi edinme ayrıcalığına sahip olduk" dedi. 1971’de Ay’daki en uzun yürüyüşü yapan Mitchell, bir radyoya verdiği mülakatta, NASA’da uzaylılarla temas kuran kaynakların, uzaylıları "bize acayip gelen küçük insanlar" diye tarif ettiklerini anlattı. Mitchell, muhtemelen bu "hakiki ET’lerin" geleneksel koca kafalı, büyük gözlü uzaylı imajına uyduğunu söyledi. Dünyalıların teknolojisinin uzaylılarınki kadar karmaşık olmadığını belirten Mitchell, "Uzaylılar bize düşman olsalardı, şimdiye kadar mahvolmuş olurduk" dedi. NASA ise Mitchell’in iddialarını yalanlamakta gecikmedi. Bir NASA sözcüsü, uzay kurumunun UFO’ları izlemediğini, gerek dünyada, gerekse kainatın başka bir yerindeki uzyalıların varlığını gizleme yoluna gitmediğini söyledi. Mitchell, Apollo 14’ün komutanı Alan Shepard ile birlikte Ay üzerinde 9 saat 17 dakika yürüyerek en uzun yürüyüşü yapmıştı.Milliyet
IMAGE

Pr.Salter ve Oğlunun kaçırılması


Uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarında, pek çok kez, yaşayanın unutmak isteyeceği, korkutucu deneyimler yaşanmıştır. Bununla beraber bazı olaylardaki yöntem denemeye değer niteliktedir. Tıpkı, Kuzey Dakota Üniversitesi’nden Prof. John Salter ve oğlu John Jr.’ ın başından geçen gibi. Baba oğul, Güney eyaletler için konuşma turu programlamışlardı. Mart 1988’de Prof. Salter, oğluyla birlikte arabasını, ilk randevusu için 61. Karayolu istikametine doğru sürüyordu. Bilmedikleri bir nedenden dolayı, arabalarını programladıkları yolun dışında başka bir yöne doğru sürmeye başlayan baba oğul, bir anda kendilerini tam tersi istikamette giderken buldular. Ardında da o gece dinlenip ertesi gün devam etmeye karar verdiler. İki adam daha sonra, bir gece önceki programladıkları istikametten gitmemelerinin nedeni hakkında konuşmaya başladıkları sırada gümüş renkli bir UFO görerek şoka uğradılar. İlerledikleri yolun üzerinde aniden belirmiş olan bu UFO’ya karşı ikisi de her nedense bir yakınlık hissetmişlerdi. Bu sırada birden hafızalarında geçen gece yaşadıkları canlanmaya başladı. Baba oğul, birbirlerine bakarak o anda dikkatlerini çeken cismin dün arabalarını durduran şey olduğunu hatırladılar. Dün ikisi de, araçlarına doğru gelen bir grup varlık tarafından dışarı çıkarılmışlardı. Prof. John, arkadan gelen uzun boylu yarı insan yarı yaratık olan varlığı görmeden önce, öndeki kısa boylu kişileri ilkin çocuk sanmıştı. İki adam bir yandan başlarına kötü bir şey geleceğinden ötürü kaygılanırken, bir yandan da adlandıramadığı bir hisle koruma altında olduklarını hissetmişlerdi. Prof John, UFO’ya doğru ilerledikleri sırada tökezlemiş ve az kalsın düşeceği sırada, garip bir enerji tarafından düşüp kendini incitmesi engellenmişti... John ve oğlu, dönemeçli duvarların bulunduğu bir odada, dişçilerin kullandıkları türden, arkaya yaslanılarak uzanılan bir sandalyede hareket edemeyecek bir şeklide yatırılmışlardı. John’un burun deliğine, acı vermeyen bir şey sokulmuştu. Diğer iğne şeklindeki aletlerden biri boynuna bir diğeri de göğsünün üstüne sokulmuştu. John’un bu bölgelerin insanın gelişimi, metabolizması ve bağışıklığıyla ilgili 3 önemli tıbbi bölüm olduğunu bilecek kadar tıp bilgisi vardı. Bu test tamamlandıktan sonra, John garip bir şekilde bu yabancılara bağlandığını hissetmişti. Ayrıca onlardan, tekrar karşılaşacaklarına dair bir mesaj aldığını da hissediyordu. Bu garip durum, John ve oğlu eve döndükten sonra daha da acayip bir hal almaya başladı. John, sağlığında genel olarak bir iyileşme olduğunu hissediyordu. Tırnakları ve saçları eskisinden daha kalındı ve daha çabuk uzuyordu ve alnındaki yara izi belirsizleşmeye başlamıştı. Bununla birlikte sigarayı bırakma savaşı veren oğul John, şimdi sigarayı düşünme gereği dahi duymuyordu. Her iki Salter için de kaçırılma iyi neticeyle sonuçlanmıştı. Saygı değer biri olarak görülen John Salter ve oğlunun başından geçenler 1988 yılında “Bilinmeyenden Gelen Ziyaretçiler” olarak filme de uyarlanmıştır.
IMAGE

10.gezegen Nibiru


Sümerler tarafından, Nibiru, ismi verilen, Babil astronomları tarafından ise  araştırmalara konu olmuştur.Dünyadan 4 kat daha büyük olduğu ve güneş çevresindeki turunun 3600 yıllık periyoda sahip olduğu bu araştırmalarda ortaya atılmıştır. Sitchin,Mısır ve Mezopotamya'daki araştırmaları esnasında eski uygarlıkların da bu gezegenden haberdar olduğunu saptamıştır. olarak adlandırılan gezegendir. 2012 yılında dünyaya yakın geçiş yapacağı öne sürülmektedirTeorilere göre 10. gezegen denen Nibiru (NASA'nın 2001 KX76 olarak katalogladığı gezegen) güneş etrafındaki 3657 yıllık her dönüşünüde dünya'ya yakın olarak gelip geçerken dünya üzerinde türlü felaketlere sebep olmaktadır. Bu seferki geçiş ise kimilerine göre 2012 yılında gerçekleşecektir. Güneş sistemimizdeki elemanlar olarak Zecheria Sitchin Güneş'i ve Ay'ı da cisim olarak ele aldığında 11 cisim söz konusu olmaktadır. Nibiru'yu bu sisteme eklediğinde 12 sayısına ulaşılmaktadır (Sümer tabletlerini çeviren Sitchin'e göre). Güneş ve Ay'ı saymazsak 9 gezegenden oluşan güneş sistemimizde Nibiru 10. Gezegen olmaktadır. Zecheria Sitchin'in kitabında anlatılan 12. Gezegen ile bugün tartışılan 10. Gezegen aynı gezegendir. Son zamanlardaki, Güneş sistemimizdeki gezegenlerin parlaklıklarındaki artış, Jüpiter'in uyduları ile arasında iyonize bir bağlantı oluşması, gezegenlerin manyetik çekim güçlerindeki artış, Jüpiter, Uranüs ve Neptün atmosferlerindeki sıradışı değişiklikler dünya üzerinden teleskoplarla izlenmektedir. Son aylarda tüm dünya'da görülen atmosferik anormallikler ve çeşitli büyüklükteki depremlerin yoğunluk kazanması ile ilgili açıklamalar 10. gezegenin gelişi ile ilgilidir. Pioneer 10 ve 11'in dünyada'dan uzaklaşma hızlarındaki azalmaların da 10. Gezegen etkisi ile olduğu ileri sürülmektedir. Neler oldu?1976: Zecheria Sitchin'in 12. Gezegen kitabı piyasaya çıktı.1979: Zecharia Sitchin'in kitabının piyasaya çıkmasından 3 yıl sonra Amerikan Astronomi Birliği Planet X projesini başlattı.1981: Pluto'nun yörüngesinde saptanan düzensizlikler üzerine 10. gezegenin var olup olmaması üzerine araştırmalar başlatıldı. 1982: NASA resmi olarak 10. gezegenin varlığını kabul etti.1983: Nibiru NASA'ya ait IRAS (Infrared Astronomical Satellite) uydusu ile 10. gezegen ilk defa görüldü1992: Kuiper Kuşağı üzerinde ilk çalışmalar David Jewitt ve Jane Luu tarafından Hawaii Üniversitesinde başlatıldı. O tarihten günümüze değin 400 kadar Kuiper Bölgesi Nesnesi saptandı.1998: 1970'li yılların başında gönderilen uzay araçlarının uzaklaşma hızlarındaki azalmalar dikkat çekti (Pioneer 10, Pioneer 11). 90'lı yılların başında bunun nedeni anlaşılamadı. Bu sene ise bunun 2001 KX76'nın çekim gücünden kaynaklandığı öğrenildi.2000: NEOS (Near Earth Objects) projesi kapsamında dünya yaşamını tehlikeye sokabilecek olası cisimler üzerinde çalışmalar başlatıldı.Şubat 2001: Kuiper Kuşağı çevresinde dolanan CR105 isimli kuyrukluyıldızın yörüngesindeki belirgin düzensizlikler üzerinde çalışmalar başlatıldı. Düzensizliklere orada büyük bir gezegenin sebep olacağı sonucuna varıldı.4 Nisan 2001: Arizona Lowell Gözlem Merkezince 2001 KX76 olarak Robert Millis ve arkadaşları tarafından kataloglandı.7 Ocak 2001: İsviçre'deki Neuchatel gözlem evinde de gözlendi. Bilimadamları keşiflerini basına duyurduktan bir hafta sonra haberin asılsız olduğunu belirttiler.11 Nisan 2001: National Optical Astronomy Observatory (NOAO) tarafından onuncu gezegen, Trans Neptunian Object (TNO) 28976 = 2001 KX76 olarak onaylandı.23 Ağustos 2001: ESO 2001 KX76'nın Ceres'ten daha büyük olduğunu duyurdu.2001: Deep Ecliptic Survey isimli proje kapsamında Nibiru'nun ilk dijital resimleri çekildi (Tucson yakınlarındaki (AZ) Kitt Peak Ulusal Gözlemevi ve Şili'deki Cerro Tololo Inter-American Gözlemevi).2001: Nibiru'nun albedosu, rengi ve diğer özellikleri saptandı (Magellan Instant Camera (MagIC), 6.5-metrelik Magellan Teleskopu ile Las Campanas'taki gözlemevinde (Şili).2003: 10. Gezegenin yaklaşmasının etkisiyle dünyanın her tarafında çeşitli büyüklüklerde depremler olmaya başladı. Can kaybına yolaçmayan bu depremlerin sayıları artmaya başladı.2003: 1980'li yılların ortalarından itibaren meydana gelen Güneş'teki anormallikler sebebi anlaşılamamıştı. Nibiru'nun etkisi ile Güneş'teki değişiklikler dünyadaki tüm güneş gözlemevlerinde incelenmeye başlandı. 17 Nisan 2003: 2001 KX76'nin ismi Ixion olarak değiştirildi.Neden 12. ya da 10. gezegen deniyor? Madem Güneş Sistemimizde 9 Gezegen var Nibiru'nun 10. Gezegen olması gerekmiyor mu?1. Merkür2. Venüs 3. Dünya 4. Mars 5. Satürn 6. Jüpiter 7. Uranus 8. Neptün 9. Pluto 10. ? 11. ? 12. Nibiru 1. Merkür2. Venüs 3. Dünya 4. Mars 5. Satürn 6. Jüpiter 7. Uranus 8. Neptün 9. Pluto 10. NibiruSayıların değişmesinin sebebi Güneş'i ve Ay'ı da dikkate alıp almamak yüzüden. 2003 mü 2012 mi?Maya takviminin sonu olan 21 Aralık 2012, bazılarına göre Gregoryen takviminde Mayıs 2003'e tekabül ediyor. Bu konuda iki görüş vardı. Şu an 2012 görüşü elde kaldı sadece.Dünya'nın uydusu Ay, Asterod Kuşağı ve Satürn'ün halkasının kökeni nedir? Pluton'un yörüngesi diğer gezegenlerden neden farklı?Sümer tabletlerindeki bilgilere göre "Ab.zu" ismindeki ilk sistemde sadece Güneş ve 4 grup gezegen vardı. Gruplarda toplam 8 gezegen vardı. Yani "Ab.zu" ismindeki ilk Güneş sisteminde toplam 8 gezegen vardı. Bunlar:Grup 1. Merkür ve TiamatGrup 2: Venüs ve MarsGrup 3. Jüpiter ve SatürnGrup 4. Uranüs ve NeptünGezegenlerin dönüş yönlerinin aksi yönden 4 uydusu ile birlikte gelen Nibiru ilk önce Neptün ile karşılaştı. Çekim gücü ile onun yüzeyini tümsekleştirdi ve sonunda bu tümsek o kadar büyüdü ki gezegenden koptu. Böylece Neptün'ün uydusu Triton oluştu (Triton tüm gezegenlerin tersi yönünde döner). Daha sonra Nibiru Uranüs'e yaklaştı ve çekim kuvveti ile onun kendi etrafındaki dönüş eksenini eğdi ve ayrıca çekim kuvveti ile Uranüs'ün 4 tane uydusunun olmasına yolaçtı. Bu uydulardan üçünü Nibiru kendisi aldı ve geride Triton'u olduğu gibi bıraktı. Böylece Nibiru'nun 4+3 yedi uydusu oldu. Nibiru Jüpiter ve Satürn'e yaklaşarak Güneş ekseni etrafındaki yörüngelerini çarpıttı. O anda Satürn'ün yörüngesinde bulunan Satürn'ün uydusu Gaga, Nibiru'nun etkisi ile Satürn'den uzaklaştı ve bugünkü Plüto halini aldı (Plüto'nun bugünkü yörüngesindeki anormallikler ve diğer gezegenlerin yörünge düzlemi ile olan büyük fark). Nibiru'nun izlediği daha sonraki yolun üzerinde bulunan Jüpiter'in çekimi sebebi ile Nibiru Tiamat'a çok yaklaştı ve Tiamat çekim kuvvetleri ile ikiye bölündü. Bu olay öncesi Tiamat son derece sulak bir gezegendi (Asteroid kuşağındaki şu andaki donmuş bol miktarlardaki buz). Ayrıca Nibiru'nun yörüngesindeki 7 uydunun tamamı Tiamat'a çarptı. Küçük parça çekim kuvvetleri ile paramparça oldu ve diğer buz vs. parçalarla birlikte çarpışma sonrasında Güneş'e doğru çekildiler ve bir kısmı Güneş'e düşerek yokoldu ama bunların büyük kısmı ise Güneş'e düşmeyip bugünkü asteroid kuşağı bölgesinde (Bir zamanlar Tiamat'ın yörüngesinin olduğu yerde) bir araya geldiler. Böylece bugünkü Asteroid kuşağını oluştu. Büyük parça (Gaia) ise Güneş etrafında yeni bir yörüngeye oturdu ve bugünkü Dünya'mızı oluşturdu. Tiamat'ın bu çarpışma öncesi 11 uydusu vardı ve bunlardan en büyüğü olan Kingu Dünya'nın uydusu Ay olacak şekilde Dünya tarafından yakalandı (Ay'ın fiziksel ve elemental yapısı Dünya ile uyuşmamakta). Yani bugünkü uydumuz Ay bir zamanlar Tiamat'ın uydusuydu. Titius-Bode kanununa göre bugünkü asteroid kuşağının bulunduğu yerde bir zamanlar Tiamat gezegeni vardı. Asteroid kuşağındaki parçalar bugün bir araya gelseler bir gezegeni oluşturacak çoklukta değiller. Ayrıca Jüpiter'in varlığı da bunların bir araya gelip bir gezegen oluşturmasını engelliyor (çekim kuvvetleri sebebiyle). Bunlar aynen Nibiru'nun aksi yöndeki dönüşü ile aynı yönde olmak üzere Mars ile Jupiter arasındaki boşlukta kaldılar ve bir kuşak oluşturdular. Bu parçaların bir kısmı Satürn tarafından da yakalandı ve Satürn'ün bugünkü bilinen kuşağının bir kısmını oluşturdu (diğer parçalar Nibiru'nun çekimi ile yüzeyinden kopanlar). Günümüzde Mars ile Jüpiter arasında yer alan ve bir zamanlar Tiamat'a ait olan materyalden oluşan asteroid kuşağı sınır alınarak İç Güneş Sistemi ve Dış Güneş Sistemi olarak güneş sistemimizi gruplandırdık. Buna göre Güneş ile Asteroid kuşağı arasındaki iç güneş sisteminde sırası ile Merkür, Venüs, Dünya ve Mars olmak üzere 4 gezegen; Asteroid kuşağından itibaren de Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüto ve Nibiru olmak üzere 6 gezegen (dış güneş sistemi) toplam 10 gezegen bugünkü güneş sistemini oluşturdu. Tüm bu olayların sonunda Nibiru 3600 küsur yıllık basık elips şeklindeki yörüngesini takip etmeye başladı. Ay'ın yapay olarak Dünya'nın yörüngesine yerleştirildiği söyleniyor?Ay'ın dünya çevresindeki yörüngesinin mükemmele yakın bir daire olması (Güneş sistemindeki gezegen yörüngeleri hep elipstir), dünya'daki toprak elementleri ile uyuşmayan bir yapısı olması, dünya'nın dönüşü ile tam olarak aynı olarak kendi etrafında dönmesi (bu yüzden hep bir yüzünü görürüz), dünya ile mesafesinin normale göre çok yakında olması ve daha pek çok sebepten bazı düşüncelere göre Ay dünya'nın çevresine yapay olarak yerleştirilmiştir. Jüpiter'in uydusu Phobos'un da yapay olarak yerleştirildiği söyleniyor. Pekçok farklı kaynağa göre yapay bir uydu olan Ay'ın ve Phobos'un içinde bir uygarlık var. Bu kaynaklarda yazılanlara göre bu ikisinin amacı Dünya'yı yakından izlemek ve kötü niyetli istilacılar gibi dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumak. Bu ikisi gibi Nibiru'nun da yapay ama çok büyük bir uydu olduğu belirtilenler arasında. Galaktik Federasyon tarafından Dünya'yı tehlikelere karşı korumak amacı ile yapay olarak yerleştirilmişler. Bu konuda Internet'te çok fazla yazı var. Bunlardan en yakın olan Ay ise apayrı bir inceleme konusu. Gerek NASA'nın gerek astronotların birebir gözlemledikleri, gerek Dünya üzerinden teleskoplarla sürekli görülen Ay anomalileri (Ay üzerinde görülen ışıklı cisimler, büyük iş makinaları benzeri cisimler, görünüp kaybolan dev yapılar) hakkında çok fazla yazılmış kaynak mevcut.Ay olmasaydı ne olurdu?Dünya bugünkü gibi olmazdı. Hayat bile olmazdı. Ay olmasa idi günler daha kısa olurdu. Şiddetli fırtınalar ve kasırgaların hiç kesilmediği bir dünya olurdu. Atmosfer bugünkü gibi olmazdı. Daha kalın bir atmosfere sahip olurduk. Ay olmasaydı, gel-git olayları %70 oranında azalırdı. Ay ışığında etkinliğini sürdüren canlılar gelişmezdi ve mevsimler olmazdı. Gel-gitler olamayacağı için Dünya'da yaşam oluşmazdı. Sadece Güneş'in varlığı ile olan mevsimler, rüzgarlar ve yağmurların var olduğu bitkilerden ibaret boş bir gezegen olurdu Dünya. Ay'ın varlığı yaşamı açıklıyor. Kadınların menstürasyonun 28 günlük bir periyotta olması da Ay'ın varlığı ile ilgilidir. Nibiru'nun uyduları neyi ifade ediyor? Başlangıçta 4 olan uydu sayısının şu an 7 kadar olduğu söyleniyor. Başka bir teoriye göre de uydumuz Ay bir zamanlar Tiamat'ın uydusuymuş. Ay'dan gelen ay taşlarının mineral kompozisyonunun dünyadakilerle hiçbirşekilde uyuşmaması, dünya'nın bu büyüklükteki bir uyduyu kendi başına yakalama şansının olmaması, dünyaya çarpan bir meteorun dünyadan kaldırdığı materyalin bir halka şeklinde dünyanın etrafında yörüngede birikmesi ve bu materyalin zamanla birleşerek Ay'ı oluşturduğu teorisinin geçerliliğini yitirmesi, Ay'ın dünya çevresindeki yörüngesinin elips olmayıp mükemmele yakın bir daire olması, dünya'ya hep aynı yüzünü gösterdiği için dünya'nın dönüşü ile (24 saat) kendi dönüşünün aynı olması (24 saat) gibi gerçekler kimilerine göre bu düşünceyi destekliyor. Nibiru'nun kendisi üzerinde hayat yok, uyduları üzerinde ise zeki yaşam olduğu söyleniyor.Nemesis Teorisi nedir?Güneş'in görünmeyen karanlık (karadelik) ikizinden bahseder. İsmi Nemesis'tir. Bir elips'in iki odağı vardır. Bu teoriye göre Nibiru'nun elips olan yörüngesindeki odaklardan birisi Güneş, diğeri Nemesis'tir. Ayrıca Nibiru'ya Sümerler "Gelip geçip giden", Babil'liler ve Mezopotamya'lılar "Marduk, Cennetlerin kralı", Eski Yahudiler "Kanatlı dünya", Yunanlılar ise "Nemesis" demişlerdir.Albedo nedir?En basit anlatımıyla albedo, Güneş'ten gelen ışın ile gezegenin yüzeyinden uzaya yansıyan ışığın oranıdır. Bilinen en yüksek albedo dünya yüzeyinde kar'a aittir ve 1'e yakındır. Albedo'su sıfır olan bir yüzey karanlık demektir. Dünya'nın albedosu 0.38'dir. Albedo'nun daha teknik bir tanımı için buraya tıklayın.Titius-Bode kanunu nedir?18. yüzyılda Johann Daniel Titius and Johann Elert Bode gezegenlerin Güneş'ten uzaklıklarının belli bir orana göre olduğunu öngören bir kanun keşfettiler (1772). Onlara göre gezegenlerin uzaklıkları belli bir sırayı izliyordu. Onlara göre sıfır ile başlayan bu sayılar şu şekilde sıralanıyordu: 0, 3, 6, 12, 24, 48, 96, 192, 384, 768. Daha sonra herbir sayıya 4 ekleyip 10'a böldüler. Sonuç standart astronomik birim ile çakışınca da buluşlarını açıkladılar. Yıllar sonra başka türlü yaklaşımlarla gezegenlerin güneşe uzaklıkları için (daha çok keşfedilmemiş gezegenleri bulabilmek amacıyla) katsayılar buldular. Bunlardan en sonuncusu ise Fibonacci yaklaşımıdır. Titius-Bode kanunu duyurulduktan sonra bu dağılımlara göre dünyanın heryerinde gezegen avcılığı başlamıştı. Ayrıca Titius-Bode bu kanunu keşfettiklerinde Asteroid kuşağı, Uranüs ve Neptün daha keşfedilmemişti. 1781 yılında William Herschel Uranüs'ü ve 1801'de Giuseppe Piazzi Ceres'i, 1846'da Johann Galle Neptün'ü ve 1930'da Clyde Tombaugh Plüto'yu keşfettiklerinde bunların uzaklıklarının Titius-Bode kanuna uyduğu görüldü:Bazı Asteroidler: (parantez içerisindekiler kilometre cinsinden çapları):Ceres (940), Vesta (576), Pallas (538), Hygeia (430), Interamnia (338), Davida (324), Cybele (308), Europa (292), Sylvia (282), Patientia (280), Euphrosyne (270), Eunomia (260), Bamberga (252), Juno (248), Psyche (246), Doris (246), Eugenia (244), Hector (232), Themis (228), Arethusa (228). Uzayın derinliklerini gözlemlemek için yapılan teleskoplar neden çoğunlukla güney yarımkürede?Güneş sistemimizin de içinde olduğu samanyolu galaksimizin merkezi ile ilgili çok merak var. Ayrıca ,gökyüzündeki pekçok önemli nebula, galaksi vs. çoğunlukla güney yarımküreden izlenebiliyor. Hem galaksi merkezi hem de önemli gök cisimleri hep dünyanın güneyyarımküresinden daha rahat izlenebildiğinden, çok büyük ebatta yeni bir teleskop (ya da gözlemevi) kurulacağı zaman bunun için genellikle uygun yer hep güney yarımküreden seçilir. Ama, hem havada toz olmaması, hem de berrak gökyüzü sebebi ile kuzey kutbunda ve kutba yakın yerlerde de teleskoplar kurulmuştur. Hubble ilk yörüngeye oturtulduğunda (merceğindeki hata giderildikten sonra) ilk iş olarak derhal güney yarımküredeki ilginç cisimlere kaçınılmaz olarak odaklanmıştır.Kaynnak Vikipedi
IMAGE

En büyük kara delik keşfedildi


Gök bilimciler, Dünya'dan yaklaşık 250 milyon ışık yılı uzaklıkta , bugüne kadar keşfedilen en büyük karadeliği buldu. Dev karadeliğin kütlesi, Güneş'den 17 milyar kat daha büyük.

gazere manşetleri

Hayatın İçinden

IMAGE Gizemli Tesadüfler !
Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçiler, geçtiğimiz 2 yüzyıl içinde insanları 'birbirine yakınlaştıran' tesadüfleri sıraladı:
IMAGE "Falaka aklımı başımdan aldı"
Selçuk, 12 Mart Muhtırası’ndan sonra gözaltına alındığı “Ziverbey Köşkü”nde ağır işkencelere maruz kaldı. O günleri “Ziverbey Köşkü” isimli kitabında anlattı. Kitabın arka kapağında,...
IMAGE Budizm
Asya’da milyonlarca insan, Nirvana’ya ulaşmak amacıyla her türlü dünyevi isteklerin yok edilmesini öngören Budha’nın yolunu takip etmektedir. Peki gerçek adı Siddharta Gotama olan Budha’nın 250...
IMAGE

Hasta oldu, anadilini unutup başka dil konuştu


İngiltere’de yaşayan 81 yaşında bir adam, geçirdiği rahatsızlık sonrasında anadili olan İngilizce’yi unutarak Gal dilini konuşmaya başladı.
IMAGE

Alkol hayat kurtardı


İngiltere'de bir hastanın hayatını kurtarmak için sıradışı bir yönteme başvuruldu: saf alkol doğrudan kalbe enjekte edildi.
IMAGE

En akıl almaz yasalar


İngiliz savcı David Crombie, dünyanın en "akıl almaz" yasalarını araştırdı. Crombie'nin araştırmasına göre akıl sınırlarını zorlayan yasalar. 
IMAGE

Balıkla kırmızı şarap neden içllmez


Bilim adamları, balığın yanında neden beyaz şarabın tercih edildiğini keşfetti: Çünkü kırmızı şarap balığın balıksı tadını hoşa gitmeyecek şekilde artırıyor.
IMAGE

Facebook Neden Mavi ?


Facebook'un mavi renkli olmasının çok özel bir sebebi varmış..
IMAGE

Erkekler ilişkiden sonra neden uyuyakalır?


İşte erkeklerin ilişki sonrası uyuyakalmasının nedenleri...

Günün Karikatürü

IMAGE

İstatistikler ve Araştırmalar

IMAGE Gezi eylemlerine kaç kişi katıldı ?
Milliyet Gazetesinden Tolga Şardan’ın haberine göre; Taksim Gezi Parkı'ndan Türkiye’nin pek çok iline yayılan protesto gösterilerinin bilançosu İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarıldı.
IMAGE En kapsamlı 'Gezi' Anketleri
KONDA ve GENAR'dan 'Gezi' eylemleri ile ilgili en kapsamlı anketi.
IMAGE ABD'de intiharla ölüm, trafik kazasıyla ölümden daha olası
ABD’de intihar oranının son on yıl içinde yüzde 15 arttığı ve ölüm sebebi olarak araba kazasının önüne geçtiği ortaya çıktı.
IMAGE Türkler Dindarlıkta Dünya Birincisi
Bertelsmann Vakfı’nın çeşitli ülkelerde dindarlık üzerine yaptığı araştırmaya göre, kendini ‘çok ya da oldukça dindar’ olarak tanımlayanların başında Türkler geliyor.

İstatistikler ve Araştırmalar

IMAGE Sakalla ilgili en ilginç istatistikler!
Kişisel bakım ürünleri üreten Remington firmasının yaptığı araştırmaya göre erkekler, kariyerlerine uygun bir imaj yaratmak ve hayata bakış açılarını yansıtmak amacıyla sakal bırakıyor.
IMAGE İyi bir cinsel hayat beyinde başlıyor
Toronto Üniversitesi’nin yaptığı iki yeni çalışmayla çiftleri cinsel birlikteliğe motive eden etmenler araştırıldı. İşte iyi cinsel hayat için bazı öneriler.
IMAGE Kadınların en kötü göründüğü gün çarşamba
  Bir kozmetik firması tarafından yapılan araştırmaya göre kadınların en kötü göründüğü gün çarşamba günü.
IMAGE Sigara ‘beyni çürütüyor’
Yapılan bir araştırmaya göre sigara içmek hafıza, öğrenme ve mantığa zarar vererek beyni çürütüyor.