“Düşünebilirsiniz ki verilmiş bir kararım varken onu niçin hemen tatbik etmiyorum?
Hemen söylemeliyim ki ağır ve kat'i bir kararın doğruluğuna inanmak için vaziyeti her köşesinden ele almak, incelemek lazımdır.
Bir karar tatbik edilmeye başlandıktan sonra, keşke şu tarafını da düşünseydik belki bir çıkar yol bulurduk, yeniden: bunca kan dökmeğe lüzum kalmazdı, gibi kaygılara yer kalmamalıdır.
Böyle bir kaygılanma karar sahibini yaptığının doğruluğundan şüpheye düşürür.
Bundan başka beraber çalışacak olanlar, yapılandan başka bir şey yapılmak ihtimali kalmadığına inanmalı idiler.
İşte benim mütareke devrinin beş altı ayını İstanbul'da geçirmemin sebebi budur.
Bu geçirdiğim zamanın bir kısmını da hazırlıklara ayırdım.
Fikir hazırlıkları, seferberlikte davul zurna çalarak asker toplamak gibi olmaz.
Alçak gönüllülükle çalışmak, kendini silmek, karşısındakilere samimi bir kanı vermek şarttır...”