module and plugin to add google adsense to joomla based websites, joomla 1.5 and joomla 1.6

Sultan Süleyman Gaymiydi ?

Magazinkolik.com sitesi yazarlarından Murat Öktem'den tartışma yaratacak bir yazı.


Süleyman’ın hayatı ekranlara çarşaf gibi açılınca Osmanlı dolaplarında saklanan kirli çamaşırlar da çarşaf çarşaf dökülmeye başladı…Okullardaki tarih kitaplarında Noel ağacı gibi süslenen Süleyman ile yaklaşık Osmanlı’ya yarım asır hükmeden Süleyman sanki iki ayrı adam…Süleyman ile torpilli veziri İbrahim Paşa’nın çok özel ilişkisi Topkapı Sarayı’nın üç maymun hikayeleri arasında hep saklanmaya çalışılmıştır…SHOW TV nihayet Harem’in asırlarca kilitli kalmış sandıklarına kafayı sokma cesaretini göstermiştir…

İbrahim Paşa'nın hem özgeçmişini, hem kişiliğini, hem de devlete olan hizmetlerini anlatması bakımından en önemli kaynak; Lâtîfî 'nin Enîsü'l-fusahâ ve Evsâf-ı İbrâhim Pâşâ başlıklı risaleleridir.

Lâtîfî'nin sunduğu bilgilere bakılırsa, Şehzade Süleyman Manisa Sancak Beyi iken,çıktığı kır gezisinde bir kemençe sesi duyar, kemençeyi kimin çaldığını merak eder ve kemençeyi çalan kişi ile tanışmak ister. Karşısına getirilen kişi köle İbrahim'dir. Şehzade Süleyman, İbrahim'den son derece hoşlanmıştır ve zaman içerisinde meclisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğü İbrahim'i, sarayına sık sık davet etmeye başlamıştır.

Bunun üzerine, İbrahim'i yetiştiren dul hanım, kölesini azad etmiştir. Böylelikle İbrahim, Şehzade Süleyman'ın maiyetine girmiştir. İbrahim Paşa'nın, Kanûnî Sultan Süleyman ile olan ilişkisi, onun yaşamının her yönünü belirlemiştir. Bunda, gerek askerî, gerek siyasi ve sanatçı kişiliği olsun, sultanın etki ve desteğinin büyük ölçüde belirleyici olduğunu görmek mümkündür. İncelenen kaynaklardan anlaşıldığı üzere, son derece hırslı bir kişiliği olan İbrahim'in, sultanla ilişkisinin, içsel bir boyutu olduğu kadar çıkara dayalı bir boyutu olduğu da gözardı edilmemelidir.

Hammer, Osmanlı Devleti Tarihi'nde, "İbrahim'in etrafındakilere üstünlüğü, gençliği, seçkin terbiyesi, Padişah'ın kendisine olan teveccühü, her türlü rekabeti imkansız bıraktığını" belirtmektedir .

Ali Kemal Meram’ın ‘’Padişah Anaları’’incelemesinde Kanuni Süleyman için her şey bir yana ,Rum dölü Frenk İbrahim bir yanaydı…Taa şehzadeliğinden bu yana gözdesi İbrahim’i yanından,meclisinden,sohbetinden ayırmıyordu…Manisa sarayında koynunda büyütüp beslediği bu oğlana paşalık rütbesi vererek vezir bile yapmıştı..
En iyi cins şarapla ve devrin en ünlü saray sazendelerinin musikisi ile sarhoş olduğu gecelerde bu Rum oğlanı karşısına alıp ona Baki’nin aşk şiirlerini okuyordu:

‘’Hep senin içündür benim dünya cefasım çektiğim
Yoksa,ömrüm vari sensiz neylerim dünyayı ben’’…

Hürrem sultan(Roksalan)Süleyman’ın bu sapık tutkusunu alt edememiş olmanın büyük üzüntüsüyle çılgına dönüyor,kendi kendisini yiyip bitiriyordu…
Devleti,ülkeyi ve milleti koyunlarından çıkardıkları içoğlanlarına teslim etmekten sıkılmayan her Osmanoğlu gibi Süleyman da aynı yolu tutmuş ve aynı yolu ve öyle yapmıştı…Bununla da yetinmemiş kızkardeşi Hatice Sultanı da karı olarak bu Rum oğlanına vermişti…

İbrahim Paşa'nın hızlı yükşelişi, Koçi Bey Risalesi'nde de eleştirilmekte ve uygunsuz karşılanmakta hatta, o dönemde "âlemin ihtilaline" gösterilen nedenlerin başında sayılmaktadır
Değişim ya da buhran döneminde yönetim problemleri: Koçi Bey'e göre Osmanlı Devleti'nde değişim Kanunî Sultan Süleyman döneminde başlamıştır. Kanunî dönemi devletin en olgun dönemiyken, aynı zamanda muhtelif sahalardaki problemlerin de baş göstermeye başladığı dönemdir.

Kanunî'nin son zamanlarına kadar vezir-i azamlar tam yetkiye sahiptiler. Oysa bu dönemden itibaren padişaha yakın olan kişiler devlet işlerine karışmaya başladılar. Saray halkının işlere karışmaları, yöneticilerin onlarla iyi geçinmelerine sebep oldu. Bu durum devletin çıkarlarının ikincil konuma itilmesine, yöneticilerin çıkarlarının ve makamda kalma isteklerinin ön plâna çıkmasına sebebiyet verdi. Ayrıca, yönetimde etkinliğini artıran Enderun görevlileri, tımar ve zeametleri kendi adamlarına vermeye başladılar. Bu ise zamanla rüşveti ve iltiması doğurdu.

Devlet yöneticilerinin kolayca görevden alınmaları, onları itaatkâr hâle getirdi ve doğruyu yapma ve âdil davranma yerine dalkavukluk yapmayı tercih eder oldular. Ayrıca, devlet görevleriyle ilgili memurluk kadroları artırıldı. Bu durum, bir yandan rüşvet almayı pekiştirirken diğer yandan devlet memurunun itibarını sarstı. Aynı zamanda kanunlara itaati zayıflattı, dirlik ve düzeni bozdu.

Devlet yönetiminde vezir-i azam ve üst düzey yöneticilerinin bütün işleri kendi ellerinde toplama gayretleri haksızlığı artırdı. Onların alt kademedeki yöneticilerin işlerine müdahale etmeleri sebebiyle, problemin mahallinden uzakta verecekleri yanlış kararları şikâyet edecek merci kalmamıştı. Bundan dolayı haksızlık ve zulüm ortalığı sardı.

Tımar ve zeametin hak sahibi olmayanlara verilmesi ve devşirme olmayanların yeniçeri olmaya başlamaları, askerlik sistemini bozdu. Bu da bu iki ocağın bozulmasına ve devlet hazinesinin zor duruma düşmesine sebep oldu. Bu durumu çözmek için reayadan alınan vergilerin artırılması halkın fakirleşmesine yol açtı.

Koçi Bey burada klâsik Türk-İslâm devlet geleneğinin temel ilkelerinden birini belirtir: "Küfr ile dünya durur, zulm ile durmaz." Yani zulmün var olduğu yerde düzen olmaz; düzenin en temel saiki halka âdil davranmaktır.

İbrahim Paşa'nın idamı bile ayrıcalıklıdır: Kanuni'yle birlikte akşam yemeği yedikten sonra Paşa, kendisi için sarayın harem dairesinde hazırlatılmış olan odada, âdet olduğu üzere başı vurularak değil, padişah soyundan olanlara -kanı akmasın gerekçesiyle- uygulanan biçimde boğularak öldürülmüştür. Galata'daki Canfeda Zaviyesine defnedilmiştir...


KAYNAKLAR ;
Ali Kemal Meram ‘’Padişah Anaları ve 600 yıl bizi yöneten devşirmeler’’
’’Koçibey risaleleri’’
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı." Osmanlı Tarihi’’
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Ortaylı, İlber. " Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek’’ Timaş yayınları’’
Tezcan, Esma. " Pargalı İbrahim Paşa çevresindeki Edebi Yaşam "
İsmail Hâmi’’İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi’’
Gökbilgin, Tayyib. "İbrâhîm Paşa, Pargalı, Frenk, Makbûl, Maktûl".
Lâtîfî ‘’Enisü'l- Fusaha ve Evsaf-I İbrahim Paşa. Haz.


Murat Öktem - Magazinkolik

gazere manşetleri